"Allah ile söyleşmede gerçek lezzet vardır" (Zunnûn-i Mısrî)

5/11/2006 - Rumeysa

Hz. Peygamber devri…

 

Ebu Talha henüz Müslüman olmamış idi. Ümmü Süleym’e (Rumeysa) evlenme teklifinde bulundu. Ümmü Süleym ona şu cevabı verdi:

 

      Doğrusu ben de sana hevesliyim. Senin gibisi kaçırılmaz. Lakin sen kâfir bir adamsın, bense Müslüman bir kadınım, seninle evlenmem doğru olmaz.

 

Bunun üzerine aralarında şöyle bir konuşma cereyan etti. Ebu Talha:

 

      Sana ne oldu Rumeysa?

      Ne olmuş bana?

      Sarı ve kırmızıdan ne haber?

      Ben altın ve gümüş aramıyorum. Sen bir adamsın ki işitmeyen, görmeyen, sana hiç faydası dokunmayan şeylere tapıyorsun. Falanların siyah kölesinin dağdan sürükleyip getirdiği yerden biten odun parçasına tapmaktan hiç sıkılmıyor musun? Eğer sen Müslüman olursan, işte o benim mehrim olsun, evlenelim, başka bir şey talep etmeyeceğim.

      Bana Müslümanlığı kim telkin eder Rumeysa?

      Resulullah (s.a.) telkin eder, ona git.

 

Ebu Talha, Hz. Peygamber’in bulunduğu yere doğru ilerlemeye başladı. Resulullah, ashabı ile oturuyorken: “Ebû Talha, İslam’ın aydınlığı iki gözü arasında parlayarak geliyor.” buyurdu. Ebu Talha, Hz. Peygamber’in huzurunda iman etti ve Rumeysa’nın söylediklerini haber verdi. Hz. Peygamber, Rumeysa’nın şartı üzerine nikâhlarını kıydı.

 

Resulullah (s.a.) Rumeysa için şöyle buyurmuştur: “Gördüm ki cennete girmişim, önümde bir ayak sesi. Bir de baktım ki Rumeysa.”

 

(Ebu Nuaym, Hilye, c. IV)

 

Mustafa Kutlu, Yoksulluk İçimizde, Dergâh Yayınları

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/5/2006 - Zâtî Muhabbet

Mevlana Cami kuddise sirruh buyurmuşlardır ki:

 

Zâtî muhabbet, bir kimsenin bir kimseyi sevmesi demektir. Lakin sebebini bilmeden sevmek… Bu türlü muhabbet halk içinde çoktur. Allah’a böyle bağlanmaya zâtî sevgi denir. Muhabbetin bu türlüsü en âlâ olanıdır. Zâtî muhabbet, lâtif (ikram) gördükçe sevmek, kahra uğrayınca da sevgiyi zayıflatmak değildir.

 

Mevlana Cami kuddise sirruh gene buyurdular:

 

Pirimiz Mevlana Sadeddin Kaşgarî halkalarından bir genç var idi ki riyazet, hal ve aşk ifadesinde en ileri derecede idi. O da benim gibi bir güzele tutulmuştu. Böylece batınında biriktirdiği kıymeti bir lahzada o tarafa devretmişti. Altından ve neceften hediyemsi bir şey alıp, o güzelin geçeceği yola bırakmış ve onu geçenlerden birinin almaması için de bir kenara gizlenmişti. Fikrince sevgilisi oradan geçecek ve hediyeyi görüp alacaktı. Fakat kimden ve nasıl geldiğini bilmeyecekti. Ben vaziyeti öğrenince ona dedim ki:

 

-         Ne garib bir iş işlemektesin! Türlü zahmetlerle elde ettiğin şeyi onun yolu üstüne bırakıyorsun! Bulsa, görse, alsa bile kimden ve niçin olduğunu bilmeyecek. Bari bir şey yap ki senden geldiğini bilsin!...

 

Gözyaşları ile sarsılarak cevap verdi:

 

-         Sen ne diyorsun? Yaptığım işin tuhaflığını bilmiyor muyum ben! Bu işi yaparken karşılık beklemiyorum. Ve o hediyeden bana karşı minnet yükü altına girmesini istemiyorum!

 

Bu cevaptan titredim ve böyle bir muhabbetin ancak zati muhabbetten bir işaret olduğunu anladım. (s. 80-81) 

 

Sâdık Dânâ, Sultanü’l-Arifîn eş-Şeyh Mahmud Sami Ramazanoğlu, Erkam Yayınları

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/3/2006 - Kumrunun aşkı

 

Allah rahmet etsin babam mıydı, amcam mıydı? Hangisiydi, tam bilemiyorum, ikisinden biri bana şu öyküyü anlatmıştı. Babam bir gün ormanda bir avcı görür. Avcı dişi bir kumru güvercini takip etmektedir. O anda aniden kumrunun erkeği çıkagelir. Dişisine bakar. Tam o sırada avcı dişi kumruyu vurur, öldürür. Bunu gören erkek kumru çaresizliğinden kendi etrafında fır dönerek havaya yükselir yükselir, öyle yükselir ki gözlerden kaybolur. “Gözümüzden kayboluncaya kadar o kuşa baktık” diye devam etti babam; “sonra, o kuş o yüksekliğe varınca kanatlarını kapattı, başını yere çevirdi ve çığlıklar atarak kendini yere sapladı, paramparça oldu, ezildi ve öldü. Bizse, hâlâ bakakalmıştık” diye anlatmıştı.

Ey âşık, bu bir kuşun yaptığı hareketidir. Peki, Allah aşkı uğruna senin tavrın nicedir? (s.118)

 

İbn Arabî, İlahi Aşk, Çev: Mahmut Kanık, İnsan Yayınları

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda


Kategoriler