<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>&quot;Allah ile söyleşmede gerçek lezzet vardır&quot; (Zunnûn-i Mısrî)</title>
        <description></description>
        <link>http://sufikalbi.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 09:45:43 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Ataullah İskenderi</title>
            <link>http://sufikalbi.blogcu.com/ataullah-iskenderi_42567471.html</link>
            <guid>http://sufikalbi.blogcu.com/ataullah-iskenderi_42567471.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;&lt;a target=&quot;_blank&quot; href=&quot;http://www.ataullahiskenderi.blogspot.com&quot;&gt;http://www.ataullahiskenderi.blogspot.com&lt;/a&gt; İbn Ataullah İskenderi Hazretlerinin hayatı ve eserleri hakkında bilgilerin yer aldığı bir blog &amp;ccedil;alışması olma niyetindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minallahi&amp;rsquo;t-tevf&amp;icirc;k / Başarı sadece Allah'tandır&lt;br /&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://sufikalbi.blogcu.com/ataullah-iskenderi_42567471.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 26 Apr 2009 22:47:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hizmet İnsanı</title>
            <link>http://sufikalbi.blogcu.com/hizmet-insani_35593401.html</link>
            <guid>http://sufikalbi.blogcu.com/hizmet-insani_35593401.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;&lt;b&gt;İmam Ebu'l-Kasım el-Kuşeyri &lt;/b&gt;-kuddise sirruh- rivayet eder:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Horosan&amp;nbsp; sultan ve kahramanlarından Saffar ismiyle bilinen &lt;b&gt;Amr bin el-Leys&lt;/b&gt; &amp;ouml;ld&amp;uuml;kten sonra r&amp;uuml;yada g&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;p kendisine sorulur:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Allah sana ne yaptı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap verir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Allah beni afvetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Allah seni ne ile afvetti! Ne iş yaptın ki Allah seni afvetti?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- G&amp;uuml;nlerden bir g&amp;uuml;n y&amp;uuml;ksek bir tepeye &amp;ccedil;ıktım. Orada askerlerimin &amp;ccedil;okluğundan gurur duydum ve Rasulullah'ın zamanında vak&amp;icirc; olan savaşlara katılsaydım diye duygulandım. Bunun i&amp;ccedil;in Allah g&amp;uuml;nahlarımı bağışlayarak beni m&amp;uuml;kafatlandırdı. (s.14)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;S&amp;acirc;dık D&amp;acirc;n&amp;acirc;, &lt;i&gt;Hizmet İnsanı&lt;/i&gt;,&lt;/b&gt; Erkam Yayınları.. ( &lt;a href=&quot;http://sufikalbi.blogcu.com/hizmet-insani_35593401.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 06 Feb 2009 14:22:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Seyr ü Sülûk Risalesi</title>
            <link>http://sufikalbi.blogcu.com/seyr-u-sul-k-risalesi_27748611.html</link>
            <guid>http://sufikalbi.blogcu.com/seyr-u-sul-k-risalesi_27748611.html</guid> 
            <description>
&amp;amp;amp;amp;amp;lt;!--
 /* Font Definitions */
 @font-face
	{font-family:Verdana;
	panose-1:2 11 6 4 3 5 4 4 2 4;
	mso-font-charset:162;
	mso-generic-font-family:swiss;
	mso-font-pitch:variable;
	mso-font-signature:536871559 0 0 0 415 0;}
 /* Style Definitions */
 p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal
	{mso-style-parent:&quot;&quot;;
	margin:0cm;
	margin-bottom:.0001pt;
	mso-pagination:widow-orphan;
	font-size:10.0pt;
	font-family:Verdana;
	mso-fareast-font-family:&quot;Times New Roman&quot;;
	mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;;}
@page Section1
	{size:612.0pt 792.0pt;
	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;
	mso-header-margin:35.4pt;
	mso-footer-margin:35.4pt;
	mso-paper-source:0;}
div.Section1
	{page:Section1;}
--&amp;amp;amp;amp;amp;gt;
</description>
            <pubDate>Sun, 02 Nov 2008 11:56:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yusuf Sûresindeki Semboller..</title>
            <link>http://sufikalbi.blogcu.com/yusuf-s-resindeki-semboller_23709271.html</link>
            <guid>http://sufikalbi.blogcu.com/yusuf-s-resindeki-semboller_23709271.html</guid> 
            <description>
&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;lt;!--
 /* Font Definitions */
 @font-face
	{font-family:Verdana;
	panose-1:2 11 6 4 3 5 4 4 2 4;
	mso-font-charset:162;
	mso-generic-font-family:swiss;
	mso-font-pitch:variable;
	mso-font-signature:536871559 0 0 0 415 0;}
 /* Style Definitions */
 p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal
	{mso-style-parent:&quot;&quot;;
	margin:0cm;
	margin-bottom:.0001pt;
	mso-pagination:widow-orphan;
	font-size:10.0pt;
	font-family:Verdana;
	mso-fareast-font-family:&quot;Times New Roman&quot;;
	mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;;}
@page Section1
	{size:612.0pt 792.0pt;
	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt;
	mso-header-margin:35.4pt;
	mso-footer-margin:35.4pt;
	mso-paper-source:0;}
div.Section1
	{page:Section1;}
--&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;gt;
</description>
            <pubDate>Mon, 08 Sep 2008 12:54:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Acemi Tellak</title>
            <link>http://sufikalbi.blogcu.com/acemi-tellak_4771068.html</link>
            <guid>http://sufikalbi.blogcu.com/acemi-tellak_4771068.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/sufikalbi_hudhud.gif&quot;&gt;&lt;IMG height=254 src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/sufikalbi_hudhud.gif&quot; width=254 border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ebu Said Mihne hamamda yıkanıyordu. Yıkayan tellak, acemi bir adamdı. Şeyhi keselerken bütün kirlerini kollarına sürüp önüne yığıyordu. Bir ara Şeyh'e dedi ki: &quot;Alemde erlik nedir? Söyle ey temiz adam!&quot;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Şeyh cevap verdi: &quot;Kirleri gözleyip sahibine göstermemek. Halkın gözü önüne yığmamak.&quot;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu cevap, pek büyük bir cevaptı. Tellak, derhal Şeyh'in ayaklarına kapandı. Bilgisizliğini kabul etti, tövbe etti. Şeyh de bu işten hoşlandı. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ey bizi yaratan, besleyip yetiştiren, bize nimetler veren Allah'ım! Ey padişah, ey kulların işlerini yapan, onlara keremlerde bulunan! Bütün âlem halkının erliği, kerem ve lütfu, senin ihsan denizinden bir çiğ tanesidir. Zatıyla mutlak olarak kalıcı olan sensin. Keremin, lütfun övülemez, anlatılamaz. Bizim kirliliğimizden, utanmazlığımızdan geç; kirliliğimizi gözümüzün önüne getirme; yüzümüze vurma! (s. 381)&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Fri, 25 Apr 2008 13:48:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Mutluluk</title>
            <link>http://sufikalbi.blogcu.com/mutluluk_4742520.html</link>
            <guid>http://sufikalbi.blogcu.com/mutluluk_4742520.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Asla mutlu olmamaları beklenen şartlarda yaşayanlar genellikle hallerinden memnunken, mutlu olmak için en fazla sebebi olan insanlar hayatta en mutsuz olanlardır. [...] Bir hikaye duymuştum, gerçekten yaşanmış mı bilmiyorum ama verdiği mesaj oldukça ilginç. Hikaye, Hindistan'ın ücra köşelerinden birinde yaşayan bir kabileyi araştırmaya giden Fransız antropologla ilgili. Antropolog, bir kaç yıl bu kabile mensupları ile birlikte yaşamaya başlıyor ve onların duygularını anlamak ve hayatlarını paylaşmak için bir süre zarfında kendisini dış dünyadan soyutlamaya karar veriyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Antropologun dikkatini çeken ilk şey bu insanların, zor şartlarda yaşamalarına ve karınlarını doyuracak kadar yiyecekten başka bir şeye sahip bulunmamalarına rağmen, son derece neşeli olmaları oluyor. Yaşam ortalamaları oldukça düşük olan bu insanlar için, genellikle ölümle sonuçlanan salgın hastalıklar ve metanetle karşıladıklar doğum sonrası bebek ölümleri sıkça görülen şeyler. Fakat hemen herkesin yüzü gülüyor, hemen herkes neşeli. Hatta bu neşe, antropologa bile sirayet ediyor. Bu insanlar, televizyonları olmadığı için, çoğu insanlardan &quot;daha kötü şartlarda&quot; yaşadaıklarını bilmiyorlar, dünyadaki herkesin kendilerine benzer bir hayat sürdüğünü sanıyorlar. Onun için de çoğunlukla mutlular, nadiren kavga ediyorlar. Antropolog, iki yıl sonra Paris'e dönüyor. Uçakta not tutarken bir ara başını kaldırıp etrafına baktığında birden dehşete kapılıyor. Yolcuların yüz ifadesinden kendisi yokken ülkede korkunç bir felaketin meydana gelmiş olduğunu düşünüyor. Zira kimsenin yüzü gülmüyor, kimse kimseyle konuşmuyor; sanki birbirlerinin.. ( &lt;a href=&quot;http://sufikalbi.blogcu.com/mutluluk_4742520.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 02 Feb 2008 16:41:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İnsan, ünsiyet</title>
            <link>http://sufikalbi.blogcu.com/insan-unsiyet_4742515.html</link>
            <guid>http://sufikalbi.blogcu.com/insan-unsiyet_4742515.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;Ccedil;oğu kimse beğenmese bile d&amp;uuml;nyanın katılığını yerliyerinde sayar, &amp;ouml;yle saydığından dolayı da d&amp;uuml;nya karşısında gerektiğini d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nd&amp;uuml;ğ&amp;uuml; katılığı g&amp;ouml;sterir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sen ve ben &amp;ccedil;oğu kimse değiliz. Demek ki &amp;ccedil;oğu kimsenin durumu bize uymaz. D&amp;uuml;nyada rahatlık aramıyoruz, d&amp;uuml;nyanın katılığını olağan karşılamıyoruz ve bu katılığa katılıkla cevap vermek gerektiğini d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nm&amp;uuml;yoruz. O halde d&amp;uuml;nyada rahatlık aramıyoruz diye eziyeti onayladığımız s&amp;ouml;ylenebilir mi? D&amp;uuml;nyanın katılığına katılıkla cevap vermeyeceğimize g&amp;ouml;re yumuşaklık g&amp;ouml;sterip ezilmeyi mi kabullendik? Yenilmeyi g&amp;ouml;ze mi aldık? İşte diyalektik tuzağı. Sen ve ben bu tuzağa yakalanmadığımız kadar insanız. &amp;Ccedil;oğu kimse bu tuzağa d&amp;uuml;şt&amp;uuml;ğ&amp;uuml; i&amp;ccedil;in insanlığından uzaklaşıyor. Diyalektik d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nce birbirine zıt iki tarafı g&amp;ouml;steriyor. Katılık ve yumuşaklık gibi. Oysa insan olmak iki zıt taraftan birine ait kalmakla m&amp;uuml;mk&amp;uuml;n değil. İnsan demek &amp;uuml;nsiyet sahibi olabilen, &amp;uuml;nsiyet kurabilen demek. Tıpkı seninle benim kurduğum &amp;uuml;nsiyet gibi, bir&amp;ccedil;ok &amp;uuml;nsiyetin &amp;uuml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;d&amp;uuml;r insan. İnsan yerle g&amp;ouml;k arasındadır, ne tam olarak yere, ne tam olarak g&amp;ouml;ğe aittir. İnsan akılla şehvet arasındadır, bu ikisinden birinin alanında kalanı art.. ( &lt;a href=&quot;http://sufikalbi.blogcu.com/insan-unsiyet_4742515.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 22 Jul 2008 16:38:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Gönül Bağı</title>
            <link>http://sufikalbi.blogcu.com/gonul-bagi_4742514.html</link>
            <guid>http://sufikalbi.blogcu.com/gonul-bagi_4742514.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&lt;/B&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;İnsanlar arasında çıkar bağı değil de gönül bağı varsa, her biri muhatabını korumayı gözeterek davranacaktır. Bu yüzden taraflar arası ilişkilerin dengeli ve eşit olmasını istemeyecek ve bilakis dengeyi ve eşitliği karşısındaki lehine bozmaya çalışacaktır. Karşısındaki mi dedim? Dil sürçmesi. Gönül bağı ile bağlı insanlar bağlandıklarını karşılarında görmezler. Hatta onu kendilerinden ayıramazlar bile. Gönül bağı ortadan kalkabilir bir bağ değildir. Çünkü gönülden bağlı olanlar nasıl, ne sebeple ve hangi şartlar altında bağlı olduklarını bilmezler. Bağlılıklarını bir usule bağlamış olsalardı, her usulsüzlük bu bağı çözerdi. Bağlarının bir sebebi olsaydı, o sebeple birlikte bağ da kaybolurdu. Belli şartlarda gönül bağı tesis edilebilseydi, o şartlara hakimiyetle gönüllere hakimiyet mümkün olurdu. Halbuki gönül bağı çözülmez çünkü gönlün nereden bağlı olduğu bulunamaz. (s. 26)&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;İsmet Özel, &lt;I&gt;Neyi Kaybettiğini Hatırla&lt;/I&gt;,&lt;/B&gt; Şûle Yayınları&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://sufikalbi.blogcu.com/gonul-bagi_4742514.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 03 Apr 2008 00:36:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Suskunlar</title>
            <link>http://sufikalbi.blogcu.com/suskunlar_4739593.html</link>
            <guid>http://sufikalbi.blogcu.com/suskunlar_4739593.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/sufikalbi_suskunlar.jpg&quot;&gt;&lt;IMG height=378 src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/sufikalbi_suskunlar.jpg&quot; width=197 border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Hayat denilen şu kısacık yolculukta, ama canlı ama cansız, ama güzel ama çirkin, ama dost ama düşman, kendilerine refakat eden her şeyi sevip koruyan bu ehl-i insaf dervişler, fırlatıldığında bir insanın kafasını dağıtacak bir taşı bile incitmek istemezlerdi. Çünkü biiznillah dile gelse, sonsuz bir masalı anlatacak o taş, Allah'ın sırdaşı, dolayısıyla kendilerinin can dostu idi. Kâinâtın âhengini bozmaktan, yaratılan her şeye zarar ve zevâl vermekten çekinen bu efendilerin zikir çektikleri mekan o kadar ferah ve dingindi ki, zincire vurulmuş en saldırgan deliler ve zincirlerinden boşanmış en amansız fırtınalar bile, böylesi bir yerde huzur bulurdu. (s. 121)&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;'Göz'ün vazifesi sadece 'görmek' değil, Hakikat'i görmektir. Hakikat'i gören bir göz, artık başka bir şeyi göremez. Çünkü o artık, başka bir vazifeyle mükellef değildir ve başka bir gayesi de yoktur. (s. 165)&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;İhsan Oktay Anar, Suskunlar&lt;/STRONG&gt;, İletişim Yayınları&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://sufikalbi.blogcu.com/suskunlar_4739593.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 06 Dec 2007 02:23:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İsm-i Azam</title>
            <link>http://sufikalbi.blogcu.com/ism-i-azam_4709419.html</link>
            <guid>http://sufikalbi.blogcu.com/ism-i-azam_4709419.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/ibnarabi_bir_sufinin_portresi.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;İnsanlar Zunnun&amp;#8217;un yanından ayrılınca, az bir süre yürümüştü ki ben hemen ona yapıştım ve şöyle dedim:&amp;nbsp;&amp;#8220;Sende, Allah&amp;#8217;ın İsm-i Azamı&amp;#8217;nın bulunduğunu tahmin ediyorum!&amp;#8221;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Bana dedi ki:&amp;nbsp;&amp;#8220;Be adam! Benden uzak ol!&amp;#8221;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Ben de şöyle dedim:&amp;nbsp;&amp;#8220;Bana onu öğretmeden, senden ayrılmayacağım!&amp;#8221;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Bana şöy.. ( &lt;a href=&quot;http://sufikalbi.blogcu.com/ism-i-azam_4709419.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 30 Nov 2007 15:54:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://sufikalbi.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>